İçeriğe geç
Diğer

Her yerdeler!

Buğrahan İlter2 dk okumaDream Theater — Out of Reach
Her yerdeler!

Türk sanat camiasında bir noktada şunu fark edersiniz. Bazı isimler her yerdedir. Her projede, her konserde.. Yeteneğiyle ve karakteriyle değil, maddi iş birlikleriyle veya akraba bağlarıyla öne çıkmaya çalışan bir 'grup' insan. Baştan söyleyeyim, burada karşı çıktığım şey network değil. Network kötü bir şey değil, hatta bu meslekte kaçınılmaz. Tanımadığın adamı işe çağıramazsın ya sonuçta. Ekstra işlere insan ararken sınav açacak da değiliz. Herkes tanıdığını, güvendiğini ve daha önce yanında çaldığı insanı çağırır. Kendi yakınına para kazandırmak istemek de gayet insani bir şey ve bunda gerçekten hiçbir sorun yok. İşini HAKKIYLA yapan biriyse, o iş ona nasıl geldi kimsenin umurunda olmaz zaten.

Sorun tam olarak şurada başlıyor, tanıdığını vasfı yetmemesine rağmen çağırdın, tanıdığından rahatça KOMİSYON kesebilmek için çağırdın. O andan itibaren yaptığın şey iş dağıtmak değil, kalite standartlarını kendi elinle aşağı çekmek oluyor. Bunun bedelini kim ödüyor? İlk olarak sahnedeki diğer sanatçılar ve SEN, çünkü o partiyi eksik çalmak, o tempoyu tutmak, o entonasyonu toparlamak yanındakinin sırtına ve SANA biniyor. İkinci olarak seyirci. Müzikten anlıyorsa sana artık saygı duymuyor. Anlamıyorsa ne mutlu sana.. Üçüncü olarak da yıllarca odaya kapanıp çalışmış, kimseyle 'tanışıklığı' olmadığı için kapıya bile yaklaşamayan yüzlerce genç müzisyen. Bu düzene 'çalış, hak et, gir' diye inandırılıyorlar, yeterli seviyeye geldikten sonra da masanın çoktan kurulmuş olduğunu görüyorlar.

Bu düzenin en sinir bozucu tarafı ise kimsenin bunu açıkça konuşamaması. Herkes biliyor. Kulise girin, aynı cümleyi fısıltıyla on kişiden duyarsınız. Ama yüksek sesle söyleyen çıkmıyor, çünkü söyleyen bir daha çağrılmıyor. İşte tam da bu yüzden bu iş bir 'camia' olmaktan çıkıp kapalı bir 'kulübe' dönüşüyor. Oysa çözüm o kadar da karmaşık değil. Tanıdığını çağır, hiç sorun değil, ama çağırdığın adam o partiyi çalamıyorsa bir daha çağırma. Bu kadar basit. Kimse kimseden tanıdığını dışlamasını istemiyor, sadece asgari bir liyakat çizgisi istiyor.

Bir de şu var. Bu düzeni sürdürenler kendilerini güçlü sanıyor ama aslında kendi mesleklerinin değerini düşürüyorlar. Çünkü liyakatin işlemediği hiçbir alan uzun vadede ciddiye alınmaz. Bugün ortalamayı aşağı çekip yarın 'bu ülkede sanata değer verilmiyor' diye yakınmak, en büyük yüzsüzlük.

Ayrıca organizatörlere ve 'ekstra' konserleri düzenleyen insanlara sesleniyorum. Solist çıkmak için para verip arkanızda çaldırdığınız gençler her şeyin farkında. Milyonlar kazanırken 'harçlık' niyetine verdiğiniz komik kaşeleri gençler unutmayacak. Şükredin ki kira ödemeye çalışıyorlar, geçinmeye çalışıyorlar. Yoksa vay halinize.

Bu yazıdaki gizli öznelerin ve üstü kapalı bahsettiğim konuların herkes farkında. Hepinizi tanıyoruz.

Buğrahan İlter

Keman

Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Keman Sanatçısı

Yorumlar

Yorum yapmak için giriş yapın.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.